| |
DOMAİNCİ REHBERİ |
|
| |
|
|
|
|
| |
1. Yazı temizleme aracı: (
175 kb exe dosyası)
Program basit bir exe dosyasından oluşuyor. Kurulum gerektirmiyor. İndirip masaüstüne
koyabilirsiniz.
Bu araç
dnforum.com yöneticisi tarafından yaratılan küçük bir program.
Dnforum.com domain piyasasında en çok kullanıcısı olan forumdur.
İsterseniz aynı programı
bu linki takip ederek dnforum.com üzerinden indirebilirsiniz.
Peki bu araç ne işe yarıyor?
Diyelim ki domainlerin yanında aşağıdaki gibi bazı istenmedik yazılar
var. Bu program ile bunları temizleyip sadece domainleri
bırakabilirsiniz.
satılık
elcilik.com $30.00
oyun domaini >
iskelet.net $20.00 oyun sitesi için
kambiyo.net << ekonomi sitesi olur
ucuza gidiyor:
mitoloji.net $49.00 ucuza jenerik isim
2.
Domain Sorgulama
Programı (Domain Name
Analyzer)
İkinci aracımız ücretsiz bir yazılım ve domain sorgulaması yapmak
isteyenlerin çok işine yarayacak bir program. Bu programla yazdığınız
domainler boşta mı yoksa alınmış mı anlayabilirsiniz. Şüphesiz bazı
sitelerde de bu sorgulamayı yapmak mümkün. Örneğin godaddy.com sitesinde
yukarıdaki menüden "domains" sonra da "register in bulk" seçip 500 tane
domaini aynı anda sorgulayabilirsiniz. Diğer taraftan godaddy.com'un
çoklu sorgulaması sadece belli uzantılar için çalışıyor. Üstelik
elinizde birkaç bin domainlik listeler varsa beş yüz isimlik dilimler
halinde kontrol yapmak çok zahmetli olabilir.
|
|
| |
Eğer domainci olmak gibi bir niyetiniz varsa başlangıç
aşamasında çok dikkat etmelisiniz.
Genellikle bu işe başlayanlar ilk başladıkları zaman 20-30 tane çok kötü
ve boşta duran ismi kayıt ediyorlar. Bu çok hatalı bir başlangıç.
Domaine yatırım yaparken şunu unutmayın: Bu işe girenlerin %80'i zarar
ediyor. Girenlerin çoğu 500-1000 dolar arası para harcayıp boşa giden
pararnın ardından akıllanmaya başlıyor ve domainciliği birakıyor.
Kendiniz 1000 dolar harcamış ama elinde beş para etmez bir sürü domainle
hayal edin. Bunu engellemek için benim tavsiyem kalityeli bir-iki tane
domain almanız. Kaliteli bir domaine 500 ile 1000 dolar arası para
ödemek normal.
Kaliteli bir isim nasıl olmalı?
Şöyle olmalı:
1. Mutlaka .com olmak zorunda. Diğer uzantılar kesinlikle olmaz.
2. Whois bilgilerine göre 2000 yılı veya daha önceki bir yılda kayıt
edilmiş olmalı.
whois.net
adresinden kontrol edebilirsiniz. Şimdi diyeceksiniz ki neden 2000 yılı?
Çünkü kaliteli Türkçe nokta com domainlerin tamamı 2000 yılından önce
kaydedildi.
3. Eğer domain Türkçe ise Türkçe sözlükte geçen bir terim olmalı ve
bu adreste arama yapılınca sonuç
çıkmalı.
4. Domain trafik almalı. "Acaba bu adreste ne var?" diye merak ederek
yazdığınız internet adreslerini düşünün. Park geliri kazanmak için doğal
trafik (merak edip gelen) olması çok önemlidir.
Özetlemek gerekirse:
Başlarken yavaşça başlayın.
Boşta duran isimleri kaydetmeyin.
Boşa düşen isimleri veya satışta olan isimleri
alın.
İlk yıl sadece nokta com alın. Buna uyarsanız hiç
pişman olmayacaksınız. Ortalama nokta net veya nokta org'lar
gözünüzü boyamasın. 50 tane kalitesiz isminiz olacağına bir tane
kaliteli olsun.
Türkiye'deki domain piyasası şu an çok kötü durumda. Sadece .com
uzantısı için alıcı var. Diğerlerinin piyasası neredeyse ölü durumda.
Kaliteli .net jenerik isimler için hiç alıcı yok. Bu isimler trafik de
almadığı için park geliride kazanmıyorsunuz. Yani kaliteli .net isimler
sadece ileriye dönük yatırım olarak düşünülebilir ama bu bir domainci
için iyi bir strateji değil. Onun yerine .com alsanız çok daha iyi
yatırım olur.
Alan adı uzantılarını değerlerine göre sıralayalım:
.com 100 puan olsun. Buna göre
.net 10 puan olur
.org 2 puan olur
.info 2 puan olur
.tv 2 puan olur
Bu puanlamaya göre bir örnek üzerinde değerlendirme
yapalım. Şu anki piyasa şartlarında ogrenci.com 3000 dolar eder.
Ogrenci.net 300 dolar eder. Ogrenci.org, ogrenci.info ve ogrenci.tv 60
dolar eder.
Bu arada öğrenci.com neden 3000 dolar ediyor ama ogrenci.net sadece 300
dolar ediyor onu belirteyim. İnsanlar merak edip ogrenci.com alan adına
bakıyorlar. Buna type-in traffic diyoruz. Yani park ederseniz bu isim
tahminen ayda 30-50 dolar arası para kazandırır. Yılda 360-600 dolar
arası para kazandırır. Üstelik zaman geçtikçe değeri yükselir. Bunun
gibi 20 tane domain alırsanız yılda 12 bin dolar park geliri kazandırır.
Bu para ortalama bir çalışanın yıllık kazancından daha fazla. İşte
domaincilik böyle bir çalışma alanı. Elinizde hiç domain olmasın ama bir
tane ogrenci.com olsun o da yeter.
Eğer (hiç site olarak kullanılmamış) bir domain ayda 50 dolar park
geliri kazanıyorsa bu domain kaç para eder?
Şu anki uluslararası domain piyasasında aylık park gelirinin 60 katı
piyasa değeri demektir. Buna göre ayda 50 dolar para kazanan bir domain,
60x50=3000 dolar eder.
|
|
| |
Page Rank
terimini Türkçeye Google Kalite Puanı olarak çeviriyorum. Bu
terim Google tarafından icat edilmiş bir sistemi anlatıyor. Kendi gizli
tuttukları formülü var. Ona göre puan veriyorlar. Burada linklerin önemi
çok büyük. Özellikle kaliteli siteler sizin linkinizi veriyorsa o zaman
Google Kalite Puanınız hemen yükselir.
Burada 0 ile 10 arasında bir puan söz konusu. Bir internet sayfasının
Google kalite puanı en fazla 10 ve en düşün 0 olabilir. Bu puan bir anda
yükselmez. Sizden bahseden linklerin kalitesi önemli. Bazı kişiler link
değişimi yapıyor. Google bunu anlarsa puanı daha da düşürür veya o
adresi banlar. Google Kalite Puanı siteye göre değil ama sayfaya göre
verilir. Yani her sitenin değil ama her sayfanın bir page rank değeri
olur.
|
|
| |
Evet, bir meslektir. Bu işi meslek olarak yapanlar var. Yani tam gün
olarak doamincilik yapan ve onun dışında başka bir işte çalışmadan
domaincilikten kazanılan parayla geçinen insanlar var.
Domaincilik genellikle başka işlerin yanında ek iş olarak yapılıyor.
Eğer web tasarımı veya programcılık gibi konularda bilginiz varsa
domaincilik konusunda bu bilgiler çok yardımcı olur.
Nasıl geçiniyorlar?
Park gelirleri ile ve domain alım satımı yaparak. Bunların çoğu 1997'de
domain işine giren ve kaliteli isimleri satın alan kişiler.
Domain Broker domainci ile aynı şey midir?
Hayır. 'Domainci' veya İngilizcesi ile 'domainer' denilen kişi domain
alım satımı yapan kişidir. Domain broker ise komisyoncudur. Elimde
birkaç bin dolarlık bir domain varsa ve bunu satmak istersem
komisyonculara haber veririm. Aynı emlak komisyoncusu gibi onlar da
komisyon karşılığı bana müşteri bulurlar. Domain, emlak konusuna çok
benzer.
|
|
| |
Evet, domain çok iyi bir yatırım aracı olabilir. Yalnız yatırım
amaçlı domain alırken bazı ayrıntılara dikkat etmek gerekir:
1. Sadece .com alın. Nokta net domainler nokta com olanların %10'u
değerindedir. Nokta info ise nokta com'un yaklaşık %3'ü değerindedir.
Diğer eklentiler ise nokta com'un %1'i veya altında değere sahiptir.
2. Ticari bir kullanımı olabilecek bir domain alın.
3. Domain alırken bu domaine uyacak bir site hayal edebiliyorsanız alın.
4. Type-in trafik olan domain alın. Type-in trafik insanların merak edip
adres çubuğuna o ismi yazıp girmesi anlamına geliyor. Yani ortada bir
site olmasa bile, o domain alınmamış olsa bile insanlar bazı isimleri
merak edip adres çubuğuna yazıyorlar ve girdiklerinde bir site bulmayı
umuyorlar. Örnek vermek gerekirse, Turk(.)com domaini çok type-in trafik
alan domainlerden biridir. İnsanlar bu adresi bir yerde gördükleri için
değil ama sadece akıllarına geldiği için siteye girip bakıyorlar.
Tahminen her gün 300 kişi bu şekilde ziyaret ediyor bu adresi. Yani
ortada site falan olmasa bile insanlar bu adresi ziyaret edecekler.
Gerçekten de bu adreste site yok. Elbette Turk(.)com kalitesinde
isimleri kayıt edemeyeceksiniz. Bunun için 11 yıl geç kaldınız. 1996'da
gelmeniz gerekirdi.
Yeni kayıt yapacaksanız benim tavsiyem iki kelimelik Türkçe nokta com
düşünmeniz.
|
|
| |
Hayır, olmaz. Eğer kendinize bir site kuracaksınız ve .net almayı
düşünüyorsanız onun yerine .com almanızı öneririm. Eğer mutlaka .net
olanını kullanacaksan sadece bir şartla bunu tavsiye ediyorum: Nokta com
olan domaini de alıp bu adrese gelen trafiği nokta net adresine
yönlendirme yapmanız lazım. Diğer türlü çok trafik kaybedersiniz. Nokta
com olan domain her zaman nokta net olan domainden daha üstündür. Siz
.net adresine ticaret sitesi kurarsınız ama başkası gider .com adresini
alır ve oraya adult sitesi kurar sonra da size bu domaini çok pahalıya
satmaya çalışır. İsterseniz almayın. Ziyaretçilerinizin bir kısmı
yanlışlıkla direk porno siteyi açacaklar zaten.
Örneğin adres çubuğunuza isimonline yazıp "ctrl + enter" tuşlarına
tıklayın. Böylece http://www.isimonline.com/ adresine kısayol tuşları
ile daha çabuk ulaşabilirsiniz. Pek çok kişi el alışkanlığı ile "ctrl +
enter" tuşlarını kullanıp doğrudan .com adresine gidiyor.
|
|
| |
Domain konusunda en yetkili kurum
http://www.icann.org/' tur. Icann şu an Amerikan yönetimine kısmen bağlı
ve özerkleşme çalışmaları sürüyor. Amerikalılar tabii şu anki halinden
memnun ama diğer ülkeler değil.
Kaydedici, yani registrar dediğimiz firmalar icann den
lisans alıyorlar. Örneğin godaddy.com sitesine gittiğinizde "icann
accredited" diye logo görürsünüz. Siz domaini herhangi bir firmadan
kaydettiğiniz an whois sunucu denilen bilgi merkezlerine bu bilgi
iletiliyor. Çoğu zaman kaydedici firmanın kendi whoisserveri olur. Whois
server bir domain hakkında belli başlı bilgilerin kaydedildiği bir veri
tabanıdır.
Bu sunucular sürekli bilgilerini güncelliyorlar ve
başka bir sunucuda kayıtlı olan bir domaini boşta göstermemiş oluyorlar.
Böylece kayıtlı bir domain başkası tarafından alınamıyor. Merkezi whois
sunucusunda domain sahibi kayıtlı görünür.
Merkezi whois sunucusu nerede?
Bunlar alan adı uzantısına göre değişiyor. Örneğin
.com ve .net alan isimleri için verisign şirketinin whois sunucusu
merkezi sunucudur. Kayıt firmaları bilgileri oradan alır ve oraya verir.
Versign nereye bağlı?
Verisign şirketi icann isimli kuruma bağlı ve icann
tarafından .com ve .net uzantılarını yönetmesi için görevlendirildi.
icann nedir?
icann domain konusunda dünyada en yetkili kurumdur.
Bütün domain kayıt şirketleri icann lisansı ile çalışırlar. icann lisans
vermezse çalışamazlar ancak lisanslı bir şirketin bayisi olabilirler.
Örneğin isimtescil ve Türkticaret birer bayidir. Godaddy ise icann
lisanslı bir firmadır.
icann kime bağlı?
icann kimseye bağlı değil. İlk göreve geldikleri zaman
Amerikan Ticaret Bakanlığı icann kurumuna bu görevi verdi. Amerikan
Ticaret Bakanlığı ile icann arasında yapılan sözleşme ile icann bu
görevi yürütmektedir. Ancak Birleşmiş Milletler ileride icann kurumundan
bu görevi devralmak istiyor. Şu an durum belirsiz. icann domain
konusunda her kararı verir. Hangi uzantılar açılacak (örneğin .tr veya
.eu uzantılarının açılması) ve bunları kim yönetecek icann belirler.
Icann yabancı ülkelerin yetkilileri ile her zaman görüşmeler yaparak
onlarla birlikte karar alır. Domain kayıt şirketleri icann tarafından
denetlenir ve lisanslanır. Domain kaydını yaparken girilen bütün
bilgiler o alan adını yöneten kurumda (örneğin versign) depolanır.
Böylece .com satan bütün şirketler verisign üzerinden sorgulama yaparlar
ve domain boştaysa satabilirler. Doluysa satamazlar. Eğer merkezi sistem
olmasaydı domain dolu mu boşta mı anlayamazdık.
Ayrıca icann domain mahkemeleri konusunda da karar
verir. Farklı uzantılara göre farklı mahkemeler icann tarafından
görevlendirilmiştir. Sadece bu mahkemelerin verdikleri kararlar domain
konusunda geçerlidir.
|
|
| |
Hayır, hiç iyi bir fikir değil. Bu konu acemilerin en çok
aldandıkları konulardan biridir. Acemi tuzağı da diyebiliriz. Yeni
domaincileri uyarıyorum. Almayın bu domainlerden.
Türkçe karakterler (ı,ö,ü,ş,ç,ğ) kullanılınca Turkiye.com yerine
Türkiye.com domaini kayıt edilebilir. Ancak kayıt ettiğiniz domain
aslında Türkiye.com değil ama xn--trkiye-3ya.com domainidir. IDN
çevirici
burada var. Türkiye.com domaini
(ü ile) geçenlerde 10 bin dolara yakın bir paraya satıldı. İsterseniz
bir girip bakın ne göreceksiniz. Giremezseniz sorun değil o zaman
xn--trkiye-3ya.com yazıp girmeniz lazım.
Deniliyor ki Internet Explorer'ın yeni versyonları çıkınca program
indirmeden girmek mümkün olacak. Peki ya klavye ne olacak? Benim
klavyemde ü harfi yoksa ben ne yapacağım?
Yurtdışında yaşıyorsam orada bir internet kafeye gidince veya iş yerime
gidince ü harfi olmazsa ne yapacağım? xn--trkiye-3ya.com mi yazacağım?
Hadi diyelim ben ü harfi için kısayol tuşlarını ezberledim peki İngiliz
arkadaşım siteye girmek isterse ne olacak? Telefonda yabancı birine
sitenin ismini nasıl söyleyeceğim?
Hatta Türkiye'de yaşayan yabanılar var. Onlar da Türkçe klavye
kullanmıyor. Onlar ne yapacak?
İstanbul'da yabancı bir şirketle görüşmeye gitsem bize şu yaptığın
siteleri göster bakalım deseler orada adamların kalşısında rezil mi
olacağım?
Dağcılık.com sitesi bana ait olsa bir yurtdışı gezi yaparken kendi
siteme nasıl gireceğim? Havaalanında dağcılık yapan birkaç yabancı
hatunla tanışmış olsam onlara kendi sitemi xn--dagclk-s9ab.com şeklinde
mi yazıp vereceğim?
Şimdi burada konuşurken size bir siteden bahsetsem, şu ismi yazın bir
kenara desem ne dersiniz: ссылка.com (rusça IDN). Bunu bir kağıda
yazabilir misin? İşte bizim Türkçe karakterler de anlamayana böyle Rusça
gibi geliyor. Özellikle ı harfi yabancıların kafasını karıştırıyor.
Üstelik büyük harfle yazıldığında i ve i harfleriyle ilgili karışıklık
daha da artıyor.
Klavyede yazmayı bırakın ekranda gördüğünüz yazıyı bile kağıda
yazamadığınız site isimleri olacak. xn--samalk-xua90d.com şeklinde
yazabileceksiniz sadece.
Peki Turkiye.com domaini dururken Türkiye.com domaini gelince, ikisi de
aktif site olunca o zaman ne olacak? Kullanıcıların kafası karışmayacak
mı? Sahte siteler artmayacak mı? Turk.net adresinde bir site Türk.net
adresinde ise tamamen farklı bir site olunca her iki sitenin sahibi de
durumdan şikayetçi olmayacak mı? Üstelik böyle jenerik isimleri her
isteyen kullanabilir. Başkasının kullanmasını engelleyemezsiniz.
Gördüğünüz gibi IDN konusu sorunlarla dolu.
IDN nereden çıktı? Durun size bu işin hikayesini anlatayım:
IDN konusu Japonca, Çince, Kore Dili gibi Uzakdoğu dilleri için
yaratıldı. Bu dillerde alfabe yok. Alfabe yerine binlerce hece var. Bir
kelimeyi oluşturmak için iki veya daha çok hece bir araya gelmesi lazım.
El yazısı ile yazarken de bu heceleri bir araya getirerek yazıyorlar.
Yalnız klavyelerinde bu heceler kadar tuş yok. O nedenle çok sorun
yaşıyorlar. Tuş kombinasyonları ile heceleri yazmaya çalışıyorlar. Onun
dışında bir de
pinyin yöntemi var. Buna göre
Çincede çıkan sesleri binlerce hece ile yazmak yerine seslerden yola
çıkarak yeni bir pinyin alfabesi yaratılmış. Bu şekilde hecelerden
kurtarıp alfabeye geçiş yapıyorlar. Yalnız pek çok hece aynı sesi
çıkarıyor. Bunları ayırmak için değişik karakterler kullanmışlar.
Türkçe, Almanca veya Fransızca dillerinde de özel karakterler var ama
bunların sayısı çok değil. Türkçe kelimeleri İngiliz harfleriyle yazınca
önemli bir karışıklık olmuyor. Diğer taraftan pinyin alfabesinde çok ses
var. Sesli harfler şunlar: ā,á,à,a,ē,é,ě,è,e,ī,í,ì,i,ō,ó,ò,o,ū,ú,ù,u,ü.
Örneğin London yerine Lúndūn yazıyorlar.
Çinliler nasıl klavye kullanıyor diye merak edenler
buradan bakabilir. Ancak tuş
kombinasyonlarını öğrenmek veya Çincenin çıkardığı seslerin benzerini
İngilizcede bulup İngiliz alfabesi ile Çince yazmak karışık bir iş.
Kullanıcılar bir heceyi yazmak için klavyede tuş kombinasyonları
kullanıyorlar. Yani uzakdoğu dilleri için IDN çok kullanışlı. Onlar
zaten çok sorun yaşıyorlardı, şimdi işleri kolay olacak. Diğer taraftan
bütün diğer latin dilleri için (örneğin Almanca, Fransızca, Türkçe gibi)
bu IDN olayı tamamen bir sorun yumağı oldu. Bu işin içinde biri olarak
size şu kadarını tavsiye ederim: Uzak durun. Bu bir acemi tuzağıdır. IDN
doğmadan ölmüş bir projedir. Bunu acemilere süsleyip pazarlıyorlar.
.mobi de aynı şekilde acemi tuzağıdır.
Latin dilleri için IDN domainler mantıksız. İnternetin ruhuna aykırı.
|
|
| |
Domain park etme konusunda en çok merak edilen konular şunlar:
En güvenilir ve nedensiz atılma ihtimali az olan park firması
hangisi?
Cevap
sedo.com. Şu an için sedo
rakipsiz diyebiliriz. 200'den fazla domaini olanlar veya aylık toplam
10.000 üzerinde ziyaretçi alanlar fabulous.com veya sedo pro
kullanabilirler.
Backlinkler problem olur mu?
Hayır. Var olan linkler önemli değil. Önemli olan bunlara yeni linkler
eklememeniz. Eğer elinizdeki domain önceden site olarak kullanımışsa pek
çok yerde link olarak geçmesi normal. Yalnız, park ettikten sonra yeni
linkler eklememeniz lazım. Park ettiğiniz bir domainin reklamını
yapamazsınız ve satış dışında forumlarda bahsetmeniz bile yasak.
Park sayfasını açıp birkaç reklama tıklasam ne olur?
Çok kısa sürede atılırsınız. Ayrıca arkadaşlarınıza park sayfasına girip
bakmalarını tavsiye etmeniz de yasak.
Park firmaları sahte tıklamalar konusunda uzmanlaşmıştır. Daha birkaç
tıklama içinde durumu anlayıp bütün hesabınızı iptal ederler ve bütün
domainlerinizi sistemden atarlar. Birikmiş paranız varsa o da iptal
olur.
Park etmek yerine küçük bir sitecik hazırlayıp adsense koysam daha
iyi olmaz mı?
Evet, olur. Çoğu zaman bu şekilde daha çok para kazanmak mümkün.
Adsense ile daha çok para kazanılıyorsa domainler neden park ediyor?
Çünkü park etmek daha kolay. Adsense uğraştırıyor, zaman istiyor, ilgi
istiyor. 10 tane adsense siteniz varsa ilgilenirsiniz ama domain park
edenlerin çoğu yüzlerce domaine sahip. Ayda 8 dolar kazandıran bir
domaininiz varsa adsense'e göre bu çok düşük bir rakam ancak bu şekilde
500 tane domaininiz varsa ayda 4000 dolar yapar. Domainciler adsense
vakit harcamaktansa yeni domainler araştırmak için zaman harcarlar. 12
bin tane domaini olan insanlar var. Bu işle ciddi ilgileniyorum
diyenlerin en az 2000 domaini var.
Domainci için önemli olan tek şey domainin kendi kayıt parasını
çıkarması. Parasını çıkarıyorsa domain elde tutulur. Zaten sedo'da park
edip aynı zamanda sedo'da satışa çıkarıyorsunuz. Satılırsa ne ala,
satılmazsa zaten kendi masrafını çıkarıyor. Öylece bekler.
Domainci bir taraftan park geliri elde ederken bir taraftan da eldeki
domainleri satarak para kazanır.
Sedo'da domaini park ederken trafiğin Türkiye'den veya başka bir
yerden gelmesi önemli mi?
Sedo Türkiye'den gelen trafiğe sınırlama koymuyor. Örneğin Çin, Rusya
gibi bazı ülkeler park sistemi dışında tutuluyor. Yani buradan gelen
ziyaretçi sayılmıyor ama Türkiye için kısıtlama yok. Yalnız söyle birşey
var. Sedo'da ve diğer büyük park firmalarında park sayfasını ziyaret
edenlerin oradaki reklama tıkladıktan sonra ne yaptığı önemli.
Tıklayanların hiçbiri parasal işlem yapmıyorsa park gelirleriniz düşük
olur.
Tıklama başına kaç para kazanırım?
Genel olarak €0.02 ile 0.05 arası kazanırsınız. Tıklayanlar gittikleri
sitelerde parasal işlem veya üye olma gibi işlemler yapıyorsa tıklama
başına daha çok para kazanırsınız. Ayrıca rekabetin çok olduğu anahtar
kelimeler daha çok kazandırır.
Elinizde kaliteli bir domain olduğunu ve bir ayda 1000 görüntüleme
aldığınızı düşünelim. Bunlardan %20'si tıklarsa ayda 200 tıklama yapar.
Tıklama başına 0.06 EUR aldığınızı varsayalım. Aylık 12 EUR
kazanırsınız.
Type-in traffic nedir?
Type-in trafik dediğimiz trafik kalitelidir. Burada kişi aklına geldiği
için o adresi doğrudan tarayıcının adres çubuğuna yazıp girer. Örneğin
okul(.)com veya ankara(.)com type-in trafik alan park edilmiş
domainlerdir çünkü insanlar burada ne var acaba diye merak edip
geliyorlar.
Park sitelerinde Türkiye'den çok fazla trafik aldığı için banlananlar
var mı?
Eğer domain önceden adult sitesi olarak kullanılmışsa olabilir. Burada
günlük 500 veya daha fazla tekil alan domainler söz konusu. Sonuçta
tıklamaların hiçbiri parasal işlemle sonuçlanmadığı için ve çok tıklama
olduğu için Google Sedo'ya bu trafiği istemediğini bildiriyor. Park
şirketleri reklam parasını Google'dan alıp domainciye veriyor. Park
sayfasında çıkan reklamlar Google tarafından sağlanıyor. Reklam verenler
10.000 tane ziyaretçi alıp bir tane üye alamayınca haliyle memnun
olmuyorlar.
Onun dışında sedo sahte tıklamalar nedeniyle hesabı iptal edebilir.
Sahte tıklamalar eş, dot arkadaş aracılığıyla olabileceği gibi bazen
trafik satın alanlar da oluyor.
|
|
| |
Herhangi bir whois sunucusundan örneğin
whois.net adresinden elinizdeki
bir domaini sorgularsanız orada status bilgisini yani domainin o
anki durum bilgisini göreceksiniz. Status eğer OK veya Active
yazıyorsa domain kilidi açık demektir. Status ClientDeleteProhibit
yazıyorsa domain kilitli demektir. Bazı firmalar registrar lock
veya sadece locked terimini kullanıyorlar bazıları ise bu yeni
terminolojiyi yani ClientDeleteProhibit ifadesini kullanıyorlar.
Arada bir fark yok.
Domain kilidi izinsiz transfer olmaması için fazladan bir güvenlik
önlemidir. Domaini kaydettiğinizde kendiliğinden kilitlenme ihtimali
yüksek. Eğer kilitli değilse kilitlemeniz önerilir. Kilitli olması iyi
bir şey. Kayıt firmalarının çoğunda domain kilidini menülerden kendiniz
uygulayabilir veya açabilirsin.
Kilit şunun için var. Diyelim ki isimtescil firmasından godaddy
firmasına nakil yapacaksınız domaini. Bu durumda Godaddy firmasına gidip
transfer talebinde bulunuyorsunuz. Sorun şu ki başka biri de godaddy
firmasına gidip sizin domaininizi transfer etmek isteyebilir. İsterseniz
bunu deneyin. Hesabınızın bulunduğu bir domain firmasında google.com
veya yahoo.com domainini kendi hesabınıza aktarmak için transfer
işlemini başlatın. Bu transferin gerçekleşmesi için iki şart var:
1. Domain kilidi açık olmalı
2. Domain sahibine gönderilen emaildeki onay linkine tıklanması lazım
Eğer size ait kilidi açık bir domaini başka biri kendi hesabına transfer
etmek isterse admin emailine onay mesajı gelecek ve onun tıklanması
lazım. Varsayalım ki emailiniz çalındı. İşte bu durumda domaini de
kaybedersiniz çünkü transfer talebinde bununan kişi emaile gelen onay
linkini tıklayabilir.
İşte bu aşamada domain kilitliyse transfer asla gerçekleşmez. Yani
emailinizi çalan kişi aynı zamanda kayıt firmasındaki hesabınıza girip
kilidi açması gerekir.
Kilit dışında bir başka güvenlik önlemi de EPP kodu yani transfer onay
kodudur. Bu uygulama kısa süre önce başladı ve şu an için kesinleşmiş
bir terim yok. 'EPP Code' yanında 'Authorization Code' veya 'Transfer
Code' terimleriyle de karşılaşmak mümkün. Bunların hepsi aynı şey.
Transfer talebinde bulunan kişi talep sırasında EPP kodu girmek zorunda.
Domain nerede kayıtlıysa o firma bu kodu verir.
Kaliteli kayıt firmalarının çoğunda hem kilit hem de epp kodu
kullanıcının kendisi tarafından online olarak menülerden
yönetilmektedir. Bazı yerli firmalar ise pek çok yabancı firmanın
bayiliğini aynı anda yaptıkları için ve web sitelerini çok sayıda
yabancı firmaya aynı anda entegre edemedikleri için bu işlemleri manuel
olarak yapmaktadırlar. Yani epp kodumu gönderin veya domain kilidini
açın diye mesaj göndermeniz lazım.
Firma seçerken bu iki işlemi kullanıcı menülerinden yapabiliyor musunuz
diye dikkat etmelisiniz.
|
|
| |
Kısa domainler, yani üç veya dört karakterden oluşan domainler
değerlidir çünkü bunların özelliği sayılarının az olması. Örneğin, eğer
üç harfli domainlerden 5 milyon tane olsaydı kimse yüzüne bakmazdı ama
sadece 17.576 tane var (İngiliz alfabesinde 26 harf olduğuna göre
26x26x26=17.576 tane eder). Özellikle LLL.com'lar (L, Letter-Harf
anlamında) epey para ediyor. 3 karakterli .com'ların çogu uzun zamandır
tükendi. Şimdi sıra 4 karakterlilere geldi. LLLL.com'ların sayısı
456.967 dir. Ne var ki bunlardan sadece 48.000 tanesi boşta duruyor ve 1
yıl içinde bunların da biteceği sanılıyor.
3 ve 4 harfli domainlerin tutulmasında kısaltmaların da payı var.
Örneğin ssk.com, trt.com, osym.com veya bbc.com domainleri kısaltma
oldukları için değerlidir. Rasgele seçilmiş üç tane harfin herhangi bir
kısaltmaya denk gelmesi oldukça yüksek bir ihtimal. 4 harflilerde
ihtimal şüphesiz azalıyor ama elinizde böyle domainler varsa elden
çıkarmadan önce kontrol etmekte fayda var. Kimbilir belki değersiz
sandığınız 4 tane harf çok değerli olabilir. Bu konuda kaynak olarak
acronymfinder.com adresine bakılabilir.
İçinde x, y, z, q, w, j, v geçen LLLL.com lar daha az tutuluyor. Tabii
bu İngilizce için geçerli. Yoksa "y", "z" ve "v" Türkçede tutulmayan
harfler değil. İngilizcede az tutulduğu için kalan 48 bin LLLL.com yavaş
yavaş gidiyor. 1997 veya 1998'de şans eseri domain kaydı yaptıysanız ve
elinizde eğer sessiz+sesli+sessiz+sesli harf şeklinde LLLL.com varsa
elinizde yani, tato, pato, sati, lapi, etc şeklinde bunlar iyi para
ediyor. Örneğin pogo.com veya sedo.com şeklindeki isimler kurmaca
isimlerdir. Bunlar çok rağbet görüyor. Bu arada her iki isim de bilinen
iki büyük siteye ait. Bunlara markalaştırılabilir domain deniliyor.
Kısa isimleri seçerken ismin kolayca söylenebilmesine dikkat edilmeli.
Örneğin tata.com kolayca söylenebilir ama taat.com veya ttaa.com
söylenmesi zor isimlerdir. Kolayca söylenebilme konusunda emin
değilseniz radyo testine göre karar verebilirsiniz.
Radyo testi şu şekilde oluyor: Kendinizi bir radyo programında hayal
edin. Web sitenizin ismini söylüyorsunuz. Sizi dinleyenler ilk dinlemede
problem yaşamadan ismi anlayabilir ve yazabilirler mi? Eğer cevabınız
evet ise marka radyo testi başarılı demektir.
LLLL.com'lar ile ilgili ayrıntılı bilgiler için
dyyo.com
sitesine bakılabilir.
|
|
| |
Domain alım satımı tamamen yasaldır. Bu milyar dolarlık bir piyasadır. Pek çok domain 1 milyon doların üzerinde satılmıştır.
http://www.dnjournal.com/domainsales.htm sitesiinde satış fiyatlarına bakılabilir.
Kayıt firmaları bu işi kolaylaştırmak için "domain push" yani "hesaba iktirme" özelliği eklemişlerdir. Aynı bankada
bir hesaptan başka bir hesaba kolayca para akatarabilirsin. İşte onun gibi bu da. Domaini aynı firmadaki hesaba anında aktarabilirsin. Ayrıca kayıt firmaları (registrar) domain alım satımı işine de giriyorlar çoğu zaman.
En büyük firmalardan biri
http://www.godaddy.com/ ve onun satış için özel bir sitesi var:
http://www.tdnam.com/ Ayrıca domain alım satımı konusunda en büyük firma
http://www.sedo.com/
Yalnız domain alım satımı yasal diye
her isteyen istediğini alıp satamaz. WIPO diye bir kurum var. Eğer telif
hakkı olan bir isim kaydederseniz telif hakkı sahibi firma WIPO kararı
ile ismi elinizden alabilir.
Sanatçılar kayıt olmaksızın kendi
isimlerinin telif hakkına sahiptirler. Mesela biri JuliaRoberts.com
adını kaydetmiş ama sanatçı bu domaini geri aldı. Ayrıca izin verilmeyen bir
konu daha var ki o da kötü niyetli domain kaydı. Başkasının marka veya
şirket isminden veya isim benzerliğinden çıkar sağlamaya çalışırsanız domain
elinizden alınabilir.
|
|
| |
Namecheap'a transfer
nasıl yapılır?
Transfer 4 ile 7 gün arasında sürebilir. Şu adımları
izleyin:
a. Domain
kilidi açık olması gerekiyor.
Whois kontrolü yaptığınız zaman status kısmında 'OK' veya 'Active'
yazması lazım. Eğer
clientTransferProhibited yazıyorsa
demek ki kilitli durumda. Domain şu an hangi firmada ise orada kilidi
açmanız veya açtırmanız gerekiyor. Kaliteli bir firmada kilit açma
işlemini kendiniz yapabilirsiniz.
b.
Transfer şifresini almanız gerekiyor. Transfer şifresi yerine 'Domain
Şifresi', 'Yetki Kodu', 'Authorization Code', 'EPP Code' gibi isimler
kullanılıyor olabilir. Bunların hepsi aynı şey.
Domain şu
an hangi firmada ise bu şifreyi orada oluşturmanız veya talep etmeniz
gerekiyor. Kaliteli bir firmada şifreyi kendiniz menülerden
oluşturabilirsiniz.
c.
Yukarıdaki adımlar bittikten sonra Namecheap hesabınıza giriş yapın
d. Üst
menüde 'transfer your domain' tıklayın.
e. Açılan
sayfada gördüğünüz kutuyu temizleyip transfer etmek istediğiniz
domaini yazın.
f.
İşlemleri takip edip ödemeyi yapın. Ödediğiniz ücret ile domainin
kayıt süresi bir yıl uzatılacak. Yani aslında transfer bedavaya
geliyor ve domaini bir yıl uzatmış oluyorsunuz.
g.
Ödemeyi yaptıktan sonra üst menüde 'manage domain transfers' tıklayın.
h. Açılan
sayfada gönderici firmadan aldığınız transfer şifresini hata yapmadan
girin.
|
|
| |
Satılan bir domainin
alıcıya aktarılması.
Varsayalım domain namecheap firmasında olsun. Önce alıcıya
namecheap'ta bir hesap açar. Bu ücretsiz ve bir dakikalık bir işlemdir.
Sonra alıcı kullanıcı adını satıcıya verir. Satıcı domaini kendi NC
hesabından alıcının NC hesabına iktirin. Buna domain push diyoruz.
Namecheap'ta domain panelinde domain push seçeneğini görebilirsiniz.
Neredeyse bütün firmalarda domain push vardır. Domaini iktirdiğiniz an
alıcının hesabına geçer. Arada bekleme olmaz.
Eğer siz satıcıysanız asla alıcı için bir hesap açmayın. İleride çok
sorun yaşayabilirsiniz. Alıcı bir nedenle domaini kaybederse, örneğin
email hesabı hacklenirse, sizi suçlayabilir. Mülkiyet hesabı yerine
kontrol paneli hesabı açtığınızı iddia edebilir.
Eğer siz alcıysanız asla satıcı sizin adınıza hesap açmasın veya kendi
kullanıcı adı ile şifresini vermesin. Kendi hesabınızı kendiniz açın ve
satıcıdan domain push yapmasını isteyin. Çünkü satıcının açtığı hesaba
güvenemezsiniz. Kontrol imkanı olan ama domainin mülkiyetini içermeyen
ikinci derece bir hesap olabilir.
Diyelim ki domain NC'ta ama alıcı NC kullanmak istemiyor. İllakı moniker
olsun istiyor. Bu durumda iki seçenek var. 1. Alıcı NC'ta kendine hesap
açar ve satıcı domaini onun NC hesabına domain push ile aktarır.
Ardından alıcı kendi NC hesabından kendi moniker hesabına transfer eder.
Alcıı bunu kabul etmiyorsa:
2. Satıcı kendisine bir moniker hesabı açar. 4-5 içinde domaini kendi NC
hesabından kendi moniker hesabına transfer eder. Ardından domaini kendi
moniker hesabından alıcının moniker hesabına domain push ile aktarır.
Yapılmaması gereken işlem ise şu:
3. Satıcı alıcıya domainin transfer şifresini verir ve alıcı domaini
satıcının NC hesabında kendi moniker hesabına transfer eder. Bu işlemi
yapmayın. Gereksiz yere sorun yaşama ihtimali yüksek olan riskli bir
işlem.
Domaincilikte bir ilke olarak asla kimseye EPP kodunu (yani transfer
şifresini) vermeyin.
|
|
| |
NC için indirim
kuponu nerede bulabilirim?
Bu sitede bulabilirsiniz.
|
|
| |
Godaddy iyi bir firma mıdır?
Hayır. En berbat firmalardan
biridir. Wikipedia'nın
bu
sayfasında açıklandığı gibi Godaddy firması familyalbum.com isimli
domaini kayıt süresi dolmadan açık arttırmada sattı.
Eğer domainlerinizi godaddy'de tutuyorsanız domaini elinizden almak
isteyen veya size sorun yaratmak isteyen herhangi biri godaddy'ye
email gönderip whois bilgilerinin hatalı olduğunu iddia edebilir. Whois
bilgilerinin doğruluğu konusunda aşırı ısrarcı olan godaddy
böyle bir şikayet sonrasında size email gönderip
on gün içinde whois bilgilerini kontrol edip onaylamanızı ister.
Herhangi bir nedenle bu işlemi yapmazsanız domain açık arttırmada
satılır.
Teknik olarak düşünürsek, bir süre İnternet
kullanamayacağınızı bilen herhangi biri godaddy'deki bütün domainlerinizi
kaybetmenize neden olabilir.
Familyalbum.com olayı işte aynen bu şekilde gerçekleşti.
Godaddy ile ilgili bir başka sorun da site içeriği ile ilgili şikayet durumunda domaini kilitleme veya
tamamen iptal etmeleri (suspension).
Seclists.org sitesinin başına da bu geldi.
Size ait bir forumda bir kullanıcı istenilmeyen bir yazı
gönderirse Godaddy domaini kilitleyebilir ve siteniz çöker. Godaddy'den
hosting alanların başına bu işlerin gelmesi belki normal karşılanabilir çünkü
hosting firmaları içeriğe bir ölçüde karışabilirler. Ancak godaddy
sadece domain hizmeti alanlara da kilitleme ve domain silme uyguluyor. Şu ana kadar
godaddy dışında hiç bir domain firması böyle bir
uygulama yapmadı.
Kanıt olmaksızın iddialarda bulunmak doğru olmadı için bu
konudaki kanıtı
www.nodaddy.com
sitesine bulabilirsiniz veya herhangi bir arama motorunda 'seclists.org'
ve godaddy yazarak bu konudaki haberlere ulaşabilirsiniz.
|
|
| |
|
|
|